Okumak Ne Güzel Şey...

29 Mayıs 2014 Perşembe

| | | 3 yorum
        
 İlkokulda 5 yılda 8 öğretmen değiştirdim. Gelen öğretmenlerin çoğu kısa bi süre için geçici görevlendirildiler. Boş durmayalım derslerde diye ya kendileri kitap okurdu bize ya da sınıf kitaplığından aldığımız kitapları okurduk kendimiz.Okurduk yani hep okurduk.
        Bi de büyükbabamın kitapçı dükkanı vardı. Vakit geçirmeyi çok sevdiğim mis gibi kitap kokan bi dükkan. Oraya da gider raflardan alıp alıp okurdum. Tıpkı dalından toplayıp erik , kiraz yemek gibiydi. Öyle lezzetliydi yani benim için.
     Şehrimizin Halk Kütüphanesi'ne üye yapmıştı babam bizi. Okuldan sonra gider kitap alırdık. Hatta orda oturur okurduk. Hala o mekanın bana verdiği huzuru hatırlıyorum. Kütüphanede huzur bulan bi çocuk hayal edin. Şimdiki çocuklar düşünüldüğünde hayal gibi gerçekten di mi?
    Evde de okurduk biz hep. Soğuk kış gecelerinde , sıcak yaz öğleden sonralarında hep okuduk annemle , kardeşimle. Kitap eksik olmadı çocukluğum gençliğim boyunca elimden.    
Şimdi de okul , ev , ikizler koşturup dururken bile okumadığım bir günü , gece okumadan uyuduğumu düşünemiyorum. Gözlerim gördüğü sürece okumak benim en çok keyif aldığım şey olacak hep. 
     Okuma alışkanlığı nasıl kazanılır , kazandırılır diye sorsalar bana "Bilmem ki" derim. Çünkü benimki sanki kendiliğinden olmuş gibi geliyo bana. Sanki göz rengim, saç rengim gibi doğuştan verilmiş bi özellik bu. Benim için öyle doğal yani. Ama öyle değil işte kazın ayağı. Hep önümde modellerim vardı benim. Annem okurdu , babam okurdu.
    Şimdi ben de hem çocuklarıma hem öğrencilerime kitap okuyun demiyorum. Ben okuyorum. Onlar beni okurken görünce hevesleniyorlar. Benim öğrencim olmuş yüzlerce çocuk , okuma alışkanlığı ile mezun olur ayrılır benden. Bu ne büyük bi zenginlik ne büyük bi mutluluk.
  Benim kuzular Eren ve Yaren... Bu yıl başladılar 1. sınıfa ve bu yıl öğrendiler okuma yazmayı. Okuduklarımı anlamaya başladıklarından beri her gece uyumadan önce okudum onlara. Minik masallar ve hikayeler ile başladık önce , sonra çocuk klasikleriyle devam ettik. Ben yorgun olduğum gecelerde onlar istediler. Anne hadi oku lütfen diye. Şimdi kendileri okuyorlar. Dersleri minik bedenlerini ve zihinlerini yorduğu için bana göre az okuyorlar ama ( ne fena anneyim ben di mi:) ) yine de okuyorlar. Dışarı çıkarken önce kitap koyuyorlar çantalarına. Özellikle kızım kuzum kitapla yatıyor,kitapla kalkıyor. Bu anlamda onları çok güzel destekleyen ve yüreklendiren bir öğretmenleri var.Her akşam eve kitapla geliyorlar. Gece okuyup ertesi gün okulda değiştiriyorlar.

    Niye mi anlattım bunca şeyi. Anlattım çünkü ; "Ay ben de okumak istiyorum ama vaktim yok. Ay bizim çocuk hiç okumuyo. " diyenler var ya onlar için çok üzüldüğüm için. Lütfen siz okuyun ki çocuklarınız da okusun. Hatta siz okuyun onlara, birlikte girin kitapların büyülü dünyasına. Kaliteli vakit geçirin çocuklarınızla. Okuyup ne olacak ki? Ne var o kitaplarda ? Diyenleri de duydum. Hiç bişey yoksa bile ; (ki durum asla bu değil , her kitaptan yeni bişey öğreniyorum ben hala bu yaşta olmama rağmen ) çocuklarınız hızlı okuyup, okuduğunu anlama becerisi kazanacak okudukça. Bu derslerdeki başarısını da arttıracaktır bi zaman sonra.
    Başınızı şişirdim çok konuştum ama içim ne dolmuş anlayın artık  
    Özetle ...
OKUYUN
OKUTUN
ÇOCUKLARINIZA EŞİNİZE DOSTUNUZA BU KONUDA ÖRNEK VE DESTEK OLUN


 

















Cevizli Çaylı Kek Okurken Atıştırmalık:)

28 Mayıs 2014 Çarşamba

| | | 2 yorum
 
         Bu da ne şimdi demeyin.Biliyorum ki biz kitap okuyanlar, okurken birşeyler yemeyi ve içmeyi de pek seviyoruz. İşte o yüzden sık sık yaptığım ve sonucu garanti kekimi de paylaşımlarıma eklemek istedim. Kekimin adı " Cevizli Tarçınlı Çaylı Kek" Evet evet çaylı. Şimdi gelelim ana malzemelere ve yapılışına.

Malzemeler :
3 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker ( ben bazen biraz daha az koyuyorum. Malum rejim halleri )
1 su bardağı demli çay (soğuk )
1 su bardağı sıvı yağ ( margarin kullanmıyorum çünkü ama isterseniz yarım paket margarin de olabilir. )
3 su bardağı un ( böyle net un miktarlarına bayılıyorum. Aldığı kadar un lafı kabusum benim. )
1 su bardağı  bardak dövülmüş ceviz içi
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 tatlı kaşığı Tarçın ( bu damak zevkinize göre azaltılıp arttırılabilir. )
           Bi bakalım bişey unuttuk mu ? ???? Hayır ana malzemeler bunlar. Ana malzemeler dedim çünkü bazen çay yerine 1 su bardağı süt koyuyorum. Ya da kuş üzümü , damla çikolata vs eklentiler de yapabiliyorum. Bu tamamen sizin yaratıcılığınıza ve damak zevkinize kalmış.
          Gelelim yapılışına. .. Aslında temelde iki karışım oluşturup sonra bu karışımları birbirine ekliyoruz.
        Bir kapta 3 yumurta ile 1,5 bardağı toz şekeri çırpıyoruz.
Üzerine 1 su bardağı yağı ve çayı ( veya sütü) ekliyoruz.
 Başka bir kaba 3 su bardağı unu eleyerek koyuyoruz.
Vanilya, Tarçın , ceviz içi ve kabartma tozunu da ekliyoruz.
Bu aşamada ek malzemeleri de ( kuş üzümü, damla çikolata vs ) koyuyoruz istersek.
 Sonra bu kuru karışımı ilk hazırladığımız sıvı karışıma döküp birlikte karıştırıyoruz.
 Yağlanmış kek kalıbına döküp 150 derece fırında kabarıp üstü nar gibi kızarana kadar pişiriyoruz.       
     Uzun uzun anlattım. Ama cidden çok kolay ve sonucu garanti bi kek tarifi.


    Lütfen tarif defterlerinize Özlem'in Cevizli Tarçınlı Çaylı Keki diye yazmayı unutmayın.:)
         Şimdilik bu kadar. Eğer severseniz okurken atıştırmalık başka tariflerim de var. Seve seve paylaşırım.   
      
          Afiyet olsun şimdiden ...
 








Kapak Kızı

25 Mayıs 2014 Pazar

| | | 0 yorum

       
       "Ayfer Tunç'u Yeşil Peri Gecesi ile tanımış ve keskin kalemine hayran kalmıştım. Dünya Ağrısı , Suzan Defter okuduğum diğer kitaplarıydı ve şimdi sıra Kapak Kızı'nda. Yazar bu kitabını ilk kez 1992 de yazmış. Sonra 2005 yılında "zemin aynı zemin , inşa aynı inşa " olmak kaydıyla yeniden kaleme almış. Benim elimdeki de 2005 baskısı. Okuduğum her yeni kitabıyla Ayfer Tunç bana yeniden anlatıyor , tanıtıyor kendini.Kapak kızını okumak için sabırsızlanıyorum. Şimdilik bana keyifli okumalar. Biter bitmez yorumumu paylaşacağım. " demişim okumadan önce...

    "Aynı yerde bir saatten fazla duramayan hemen sıkılan ben, tam 13 saat boyunca bir trenin yemekli vagonunda karşılıklı oturarak "Ayın Kızı Şebnem" üzerinden hayatlarıyla ve kendileri ile yüzleşen Selda ve Ersin'in sohbetlerini bayıla bayıla dinledim yaaaa. İşte bu Ayfer Tunç'un gücü.
Bünyamin'in sırrına ortak olmak ve Şebnem 'in gücünü hissetmek istiyorsanız bu kitabı okuyun derim.
Kitaptan aklımda kalan beni en çok etkileyen cümle " İyi aile çocuğu olunca , yanmadan öğreniyorsunuz ateşten uzak durmayı. Ama hiç değilse bir kere yanmak lazım. " " demişim okuduktan sonra....




 
       Şimdi de size diyorum ki Ayfer Tunç okumadıysanız, eğer bu şahne kalemi tanımadıysanız, yarın ilk iş hemen bir kitabını alın ve okumaya başlayın.

Benim kitaplığımda okunmayı bekleyen Ayfer Tunç kitapları var hala. Umarım hiç bitmezler. Ben okudukça Ayfer Tunç yazar. O yazdıkça ben okurum...

Ben merak ettim bu yazarı derseniz ... http://www.ayfertunc.com/  Ben anlatacağıma siz kendiniz bakın. Yok yok bakmayın sadece hemen alın ve siz de Ayfer Tunç okumaya başlayın...

Erken Kaybedenler

21 Mayıs 2014 Çarşamba

| | | 0 yorum
 



             Aslında polisiye romanları ile tanınmış genç bi yazar Emrah Serbes. İlk öykü kitabı Erken Kaybedenler ise küçücük erkek çocuk ağızlarından, kocaman adam hikayeleri...Derin mevzulara böyle yumuşak dokunuşlar. Ben çok keyif aldım. Geç kaldığım bi yazar daha diyorum kendisi için.

            Okuma listeme aldığım diğer kitapları ise;


Her Temas İz Bırakır
Son Hafriyat


           Bu arada Behzat Ç 'yi hiç izlemedim ama meraklıları için dipnot: Emrah Serbes dizinin 10 bölümde bir  senaristliğini yapmakta imiş.
     

Germinal

| | | 3 yorum




         Kitap kardeşlerimle ( http://kitapkardesligi2013.blogspot.com.tr/ ) Emile Zola'dan  Germinal okuyacağımızdan bahsetmiştim daha önce. Ben de sevgili arkadaşım Tuğba'dan  ( http://dostguncesi.blogspot.com.tr/ ) alıp okumaya başladım bugün.
         Daha ilk sayfalardan şunu söyleyebilirim ki; hiç kimsenin hayalindeki meslek değil madencilik. Mecbur olunmuş , mecbur kalınmış madene inmeye. Yapılacak başka iş kalmayınca inilmiş yerin  kilometrelerce altına... Keşke böyle olmasaymış...Keşke böyle olmasaydı...
         Madencilerin yaşadıklarını anlamaya çalışmak için haydi gelin birlikte okuyalım... Anlayamayız belki tam olarak ama en azından deneyelim. Paylaşımlarımız esnasında belki bi nebze dile getirebiliriz sıkıntılarını...

Aile Çay Bahçesi

20 Mayıs 2014 Salı

| | | 4 yorum

      Yekta Kopan / Aile Çay Bahçesi

      Okuma gruplarımdan bi başkası ile bi Perşembe  okumamız  idi. Ben dayanamadım alır almaz  bir kaç sayfa okuyayım dedim. Ama okumaya başlayınca bırakamadım elimden. Ve hemen bitti. Kalbim hala sızlıyor. Tek kelime ile muhteşemdi. Büyük bi şok yaşatacak finalde size.  Yalın bi dil ama bi o kadar da edebi zenginlik.
      Bayıldım ... Bayıldım. Hemen okuma listelerinize ekleyin derim.
Yekta Kopan ile ilk tanışmamdı onu da eklemeliyim. Kesinlikle tüm kitaplarını okumak niyetindeyim.
Hangi kitaplar onlar diye soranlara :
 
  
 Fildişi Karası (2000),
Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri(2001),
Yedi Derste Vicdan Muhasebesi (2003),
İçimde Kim Var (2004)
 Kara Kedinin Gölgesi (2005),
Karbon Kopya (2007) 
Bir de Baktım Yoksun(2009)
Kediler Güzel Uyanır (2011)
   
    Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri 2002 yılında Sait Faik Hikâye Armağanı’na, Karbon Kopya Dünya Kitap 2007 Yılın Telif Kitabı Ödülü’ne değer görülmüş.
 

Ruhi Mücerret

| | | 2 yorum

   OKUMADAN ÖNCE ÖZLEM DER Kİ...   
        
      "  Herkes uyur , el ayak çekilir.Yoğun tempolu günün sonunda uzun zamandır okumak için sabırsızlandığım kitabıma başlama vakti gelir.


 " Ziyadesiyle kahkaha ve bir nebze göz yaşı içeren bu serüvende, trenler gemilere çarpıyor. İstiklal Savaşı 85 yıl sonra devam ediyor. Şakaklar matkapla deliniyor. Uçaklar düşüyor. Kaybedenler şampiyon oluyor. Ölüler diriliyor. Serseri kurşunlar havada uçuşuyor ve reklamlar müşterileri ele geçiriyor " diyor arka kapakta.

  Gel de merak edip okuma 100 yaşındaki Ruhi Müceret'in hikayesini..."


 
 
 
OKUDUKTAN SONRA ÖZLEM DER Kİ...
 
"Murat Menteş / Ruhi Mücerret. Uzun zamandır okuduğum en eğlenceli kitaptı.
Bi çok (iyi!) okuyucu tarafından ciddiye alınmadığını duymuştum. Oysa bana göre şahane kurgusu,sıradışı karakterleri ve öyküsü ile cidden okunası bi kitap olmuş. Televizyon izlemeyen ben diyorum ki bu kitap dizi ya da film olsa keyifle izlerim.
 
 
 
NOT: Bu iyi okuyucu konusunda da ziyadesi ile doluyum bi gün bi patlama yaşanacak ama hadi hayırlsı :)