Yalancı Tanıklar Kahvesi

19 Mayıs 2015 Salı

| | |
     

            Yalancı Tanıklar Kahvesi yine bir dost tavsiyesi. Ben ondan Kafamda Bir Tuhaflık istemiştim. Bir baktım sepete bunu da koymuş salmış aşağıya canım arkadaşım, Ceyda'm. Yukarıdan sesleniyor bana "Bunu oku mutlaka ." diye. Bir de baktım Vedat Türkali'nin Yalancı Tanıklar Kahvesi. Yıllar önce yine bir dost tavsiyesi ile okuduğum Bir Gün Tek Başına'nın da etkisi ile Orhan Pamuk'u beklemeye alıp hemen başladım Yalancı Tanıklar Kahvesi'ne. 
            Su gibi akan bir anlatımı var Vedat Türkali'nin. Okuduğunuz her sayfada olayların yaşandığı yerlere gidip karakterlerle birlikte yaşıyorsunuz her şeyi. Kitaba başladıktan hemen sonra yağmur gibi yağan okulla ilgili evrak işleri, 23 Nisan gösterisiydi derken uzadı da uzadı okumam. Bir ayı geçti bitirmem bu kitabı ki bu benim başıma pek sık gelen bir şey değildir. Tabi bu kadar ara vere vere okuyunca size anlatmak zor olacak biraz.Elimden geleni yapacağım. Ama her zamanki gibi ben biraz anlatıp okuyup keyif almayı size bırakacağım.
            Muhsin Kafası Karışık ve bu kafa karışıklığı tüm hayatına yansımış roman kahramanımız. Kendisi bir Ege kasabasında yaşayan oldukça zengin ve dolayısıyla saygın Hacı Bey'in oğlu. Ailesinin özellikle babasının tam tersi sol görüşlü olan Muhsin, üniversite eğitimi için ayrılır baba evinden.70' li yılların siyasi ortamını bir üniversite öğrencisinin gözünden görüyoruz kitap boyunca. Bir çok yaşanmış olaya tanıklık ediyoruz. Yeni nesil için oldukça bilgilendirici buldum ben kitabı, yakın siyasi tarih anlamında oldukça başarılı.
               
           
 
          Ya ben bodoslama daldım anlatmaya ama olmadı içime sinmedi böyle , durun  baştan tek tek tane tane anlatayım.
           Hacı Bey yani bizim Fahri Tullukçu , bir Ege kasabasında yaşayan oldukça zengin bir ağa. Hacı Bey Muhsin'in babası. Siyasi görüş ve hayata bakış olarak baba oğul taban tabana zıtlar. Ve tabi aralarının kötü olduğunu söylemeye lüzum yok sanırım.                                   Remziye Teyze Muhsin'in sancılı anacığı. Kocası ile oğlu arasında kalmış tipik bir Türk kadını. Kocası Hacı Bey'e karşı kızıyor gibi göründüğü oğluna alttan alttan para yollamayı ihmal etmeyen bir ana yüreği.
        Salih Muhsin'in en iyi dostu can yoldaşı dava arkadaşı. Türkiye'de devrimi nasıl gerçekleştiririz, derdine düşünce kardeşten öte olmuşlar Muhsin ve Salih. Salih oldukça tutucu bir solcu. Bu nasıl olur derseniz ,,devrim yolunda her şeyin en iyisini kendisinin bildiğine inanan ve Muhsin'le de sık sık bu konuda tartışan bir tip.
       Nedim Hoca'ya kitap boyunca siz de saygı duyacaksınız benim gibi. Sahip olduğu kitabevi Fide'yi yavrusu gibi seven kitap evinden kitap çalınmasına bile göz yuman koca gönüllü bir insan. 
   " Ekmek, kitap çalanlara ceza olmaz. Ülkeyi çalıyorlar ,kitap çalanlarla mı uğraşacağız? " der mesela satırlar üzerinden gözümüze baka baka. 
     Gelelim Muhsin'e...Muhsin devrimle aşk arasında kalan bir roman kahramanı. Muhsin Reyhan'a aşık, Reyhan Muhsin'e sevdalı ama kafası karışık Muhsin'in , hem de çok .Hal böyle olunca da Reyhan .... Aaaa bu kadarını da söylemeyeyim. 
       Yalancı Tanıklar Kahvesi ,adını bir Anadolu kasabasında bulunan gerçek bir kahveden almış. Adliye binasının karşısında bulunan bu kahveye şahit arayan insanlar geliyor ve kendilerine yalancı şahitler buluyorlar. Nedim Hoca şöyle anlatıyor Yalancı Tanıklar Kahvesi'ni.
  "Yalancı tanık arayanlar bu kahveye gelip biri ile anlaşıyormuş. Adam girmiş kahveye bakınırken biri sokulmuş hemen, "Yardımcı olabilir miyim? Nedir sorun?"  "Bir alacak davası."demiş adam."Hala vermedi değil mi o namussuz herif paranızı?"  Adam biraz çekinerek . "Para benden isteniyor." demiş. Hemen yetiştirmiş herif , "Kaç kez vereceksiniz beyefendiciğim, kaç kez vereceksiniz? 
     Günümüz Türkiyesi'ne bakınca o yıllarda kaleme alınmış çok isabetli öngörüler var kitapta.  Vedat Türkali bu romanında sol eğilimli  yazarların bir çoğunun yaptığı, Türk solunun neden başarılı olamadığının açıklamasını, çok iyi yapıyor diye düşünüyorum.





              Kenan Evren öldükten bir gün sonra "Oooodu dabe yapıvermiş Muhsin Beeeeee!!!!! " satırlarını okuyup Kenan Evren'in radyo ve televizyonlarda yankılanan o meşhur açıklamasına şahit olmak ve 12 Eylül Darbesi'ne Muhsin',in gözünden yaşamak değişik bir duyguydu.Bizler 80'li yıllarda  siyaset din bilmeyen, masum, saf  çocuklardık.O  yıllara gitmek, bilinçaltımda o ekran görüntüsünü anımsamak ,anımsadığımı sanmak belki şaşırttı beni...








         Vedat Türkali de takma ad ile yazan bir yazar. Gerçek adı Abdülkadir Pirhasan. Vedat Türkali'yi  çok sevmeme rağmen bu ayrıntıyı bilmiyordum ben.Size yazmak için araştırırken edindim bu bilgiyi .Bu arada blog için yazımı hazırladığım günlerden bir gün , 13 Mayıs günü , Vedat Türkali'nin doğum günü imiş.13 Mayıs 1919'da Samsun'da doğmuş .Tam da Atatürk'ün Samsun'a çıkışından altı gün önce ... Allah ona sağlıklı uzun ömürler versin.Bırakıp gitmesin bizi zira yerleri dolmuyor...

       Yazımı sizinle paylaştığım  gün de çok gariptir ama tamamen tesadüf ,bir 19 Mayıs gününe denk geldi ...19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı'nı ,Atatürk'ün Samsun'a çıkışının ,kurtuluş mücadelemizin başlangıcının  96 . yıl dönümünü de bu vesile ile kutlamak isterim. 
       
        Benden bu kadar, daha anlatılacak çok şey var kitapla ilgili ama onları da anlatıp okuma hevesinizi kaçırmak istemiyorum.Bugünü anlamak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap diyerek noktayı koyuyorum.

  


          İstanbul'da yaşayan ,ya da bi şekilde İstanbul sevdalısı olan herkesin bildiği sevdiği bir şarkıdır Bekle Bizi İstanbul...Bilir miydiniz Vedat Türkali'ye ait olduğunu sözlerinin ...Haydi o zaman kendi sesinden, o unutulmaz melodi eşliğinde dinleyelim bir kez...





                                       
    

Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
Bin bir direkli Halicinde akşam
Adalarında bahar Süleymaniyende güneş
Hey sen güzelsin kavgamızın şehri


                                            

                                               Vedat Türkali ve Bekle Bizi İstanbul...


                                        



                Benim dinlemeyi en çok sevdiğim yorum....Grup Baran Ve Bekle Bizi İstanbul....


   
                                              

      

1 yorum:

ceyda sara dedi ki...

Canım ne güzel yorumlamışsın romanı.Tekrar okumuş gibi hissettim.Vedat Türkali romanları insanı alır götürür.

Yorum Gönder