Aziz Bey Hadisesi

13 Aralık 2014 Cumartesi

| | |

                                             

     Ayfer Tunç okudunuz mu daha önce bilmiyorum ama okumadıysanız bu kitapla hemen bugün başlayın derim size. Zaten öbür kitaplarını da okumak isteyecek ve bir süre sonra siz de benim gibi sıkı bir Ayfer Tunç okuyucusu olacaksınız. 

    Aziz Bey Hadisesi küçücük bir kitap. 88 sayfalık bir öykü kitabı. Su gibi akıp giden dili ile elinize almanızla bitirmeniz bir olacak. 

    Kitap bir hadise ile başlıyor. Meyhaneci Zeki , Tamburi Aziz Bey'i yakasından tuttuğu gibi meyhaneden dışarı atıyor. Kimileri bu hadisenin yaşandığına inanamıyor. Kimileri bu hadise Aziz Bey'e yakışmadı diyor. Meyhaneci Zeki bu hadiseyi ömrünün sonuna kadar unutamadığı gibi acısını yüreğinin en derin köşesinde, aldığı her nefeste hissediyor. Tabi biz o esnada Aziz Bey'i tanımıyoruz. O gece yaşanan hadisenin yaşanmasına yol açan, tesadüflerle dolu harcanmış, ziyan olmuş yaşam hikayesini bilmiyoruz. Sonra sayfaları çevirdikçe; öyle olmasaydı şöyle olmazdı ama şöyle oldu da bu oldu, diyerek yavaş yavaş Aziz Bey ile birlikte yaşamaya başlıyoruz o makus talihi.
    Aziz Bey gençliğinde iki dirhem bir çekirdek gezen, burnu havada, yaptığı her şeyin mutlak doğru olduğunu  düşünen bir adamdır. Tesadüfen tambur çalmaya başlamış hatta yine burnunun dikine giderek babasının karşı çıkmasına rağmen dört elle sarılmıştır tambura.Yine bir tesadüf eseri denk gelinen kara gözlerin sahibi Maryam'ın peşine düşerek  Beyrut'a gidilmiş. Gel diyenin , "Bana mı sordun da geldin?! "  demesi ile,Beyrut sokaklarında bir kedi yavrusu gibi kala kalınmıştır...Ermeni Toros sayesinde Beyrut'ta ayakları üzerinde durmayı başarmışken ,Samatya'nın deniz kokan parke taşlı sokaklarını özleyip, dayanamayıp İstanbul'a dönülmüştür. Döndüğünde bıraktığı gibi bulamamıştır evini...Annesi yoktur, babası da varlığı yokluğundan daha çok can yakıyordur. Yapayalnız bir başına kalır ama yine de kuyruğunu dik tutup kendi doğrularına göre hayatını yaşamaya devam eder. Meyhanelerde tambur çalarak kendince en yüksek yerlere gelir. Ve sonra Vuslat kedi gibi sokulur hayatına. Sonra mı ?Bu kadar yeter , çok bile anlattım... 

    Özetle güneşten ağır ağır gölgeye çekilir gibi , pek te anlamadan akşam olur gibi, ışıklı, neşeli yüzünden kederlere geçişin hikayesi  Aziz Bey Hadisesi (arka kapaktan)

     Bu kısacık öyküde bu kadar net canlanan ve yanı başımızda hissettiğimiz bir karakter Aziz Bey. Kitabın başında yaşanan ve neden yaşandığını çok merak ettiğimiz hadise ile biter öykü. Ve ilk sayfadan son sayfaya kadar hadisenin olduğu geceye ulaşırız adım adım sayfa sayfa...

   Son uyarı , mutlaka ama mutlaka okuyun bayılacaksınız....


   Daha önce okuduğum Ayfer Tunç Kitaplarına göz atmak isterseniz...


Yeşil Peri Gecesi

Kapak Kızı

Suzan Defter

Dünya Ağrısı

Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi



 
    
 
 
 
 
 
    

1 yorum:

Tuğba Karaca dedi ki...

Ayfer Tunc yazdiysa eminim cok iyi yazmistir.

Yorum Gönder